Blog

Gelişmenin Önündeki Engel

Sakarya'da online ve ofline pazarlamanın önündeki engel.

Gelişmenin Önündeki Engel

Sakarya’da girişimcilerin ön kabulleri yüzünden pazarlama konusunun önü çok kapalı. Yeni nesil tüketicilere markalarını, ürünlerini ve hizmetlerini anlatmak konusunda çok geri durumdalar. Markaların bu gelişimlerine eşlik etmesi düşünülen reklam ajansları da öncelikle yaratıcı fikirler ile girişimcilere önerilerde bulunuyor, olmayınca da küsüyorlar. Kaçınılmaz şekilde düzene ayak uydurmak zorunda kalıyorlar.

Yeni nesil tüketiciler aslında pazarlama çalışmalarına tepki vermek için diğer nesillerden çok daha açıklar. Ama girişimciler nu konuda kapalı.

Düzenin Bozulması

Girişimcilerde babalarından kalan düzenin devamını sağlamak konusunda bir şartlanma var. Bu doğru bir şartlanma aslında. 30 yıl mazisi olan bir işletme geçen 30 yıl boyunca çalışmış ve kar etmiş. Burada gözden kaçırılan şey; sahanın değişmiş olması. Eski usul ticaretteki rekabetin onlarca kat fazlası var artık piyasada. Eskiden olan ayakkabı modelinden çok ayakkabı markası var. Eskiden tüketici fiyat odaklıydı, şimdi başka şeyleri öne almış durumda.

Standart Çalışmalar

On yıl öncesinin tüketim imkanları ile bugün kıyas kabul etmez şekilde farklı. Ödemeler çeşitlendi, satın alma kanalları gelişti, reklam mecraları çeşitlendi. Ürün veya hizmetinizi tanıtmak amacıyla yapacağınız bir reklam çalışması farklı ve ilgi çekici olmadığı sürece fark edilmeyen reklamlar çöplüğüne gider.

İnternet diye bir platform var artık, web tasarım diye bir disiplin, sosyal medya mecraları var, katalog üretmek, tanıtım yapmak için yeni yöntemler var. Bu kadar gelişme arasında sizin reklamınızın fark edilmesi için üzerine düşünülmüş bir çalışma olması şart.

Her yenilik karşısında verilen tepki aynı: “insanımız bunu anlamaz”.

Tüketici Çok Daha Esnek

Yenilikler karşısında tüketici üreticiden daha esnek. Bu iki kişilik aynı bünyede olsa bile. Yani, koltuk takımı üreten bir üretici kendi ürününü satarken üreticinin, yeni pazarlama yöntemlerine kapalı, sert refleksleri ile karar verirken, kendisine bir gömlek almaya karar verdiğinde tüketicinin yeni teknolojilere uyumlu, esnek ve tepkiye açık reflekslerini kullanıyor. Kendi koltuk satarken, birinin kendisini komşudan duymasını beklerken, gömlek seçerken Insagram’da beğendiği markayı tercih ediyor. Sonra da aynı kişi Istagram’da faaliyet gösteren markanın pazarlama çalışmalarını faydasız bulduğunu söylüyor. “Hee amca, tamam”.

Yeni nesil derken aslında konuyu biraz da abartıyorum sanırım. Bir sosyal medya hesabı ile iletişimi olmayan kim kaldı. Bizim dedelerimizin facebook’u yok ama çocuklarımızın dedelerinin var. On yıl sonra nüfus sayımı facebook üzerinden yapılabilir.

Sakarya’da Pazarlama

Aslında burası bir üretim şehri. Böyle bir şehirde, Sakarya’da e-ticaret üzerine kurulmuş, üreticiden tüketiciye hizmet veren siteler olmasını beklersiniz, Seo çalışmaları olmasını, üreticilerin ürünlerine tanıtmak maksadıyla yoğun bir şekilde kataloglar, broşürler bastırdığını, eşsiz reklam çalışmalarının çıktığını düşünebilirsiniz. Fakat durum öyle değil.

Üreticiler sessiz, satıcılar ise bayilik alma peşinde. Sakaya düşük kar marjına razı üreticilerin şehri olma yolunda azimle ilerliyor. Çok yakında Sakarya’da üretilen ürünler, düşük kar marjları ile ulusal markalara satış yapacaklar. Ulusal markalarda reklam ve markalama çalışmaları ile bu ürünü süsleyip Sakarya’da satacaklar. Biz de bu markanın bayiliğini almak ile övünen abileri dinleyeceğiz.

 

HEMEN ARA